28 Nisan 2010

Topi'nin projesi

Zavallı televizyon kutusu, hayatı hiç böyle hayal etmemişti. Bu kutu Topi'yi bir aydan fazladır fazlasıyla meşgul ediyor. Burada kendine özel bir tünel yarattı. Yanlız kalmak istediğine (!) hemen tüneline kaçıyor.

Bu tüneli oluştururken kullandığı yöntemleri ve günlerce süren çabasını izlerken Topi'ye hayran kalmamak elde değildi. Tavşanlar doğada toprak altında yuva yaparlar. Uzun ince yolları olan yeraltı evleri inşa ederler. Yuvaların mutlaka iki girişi olur. A girişinde tehlike veya saldırı olursa B kapısından çıkabilmek için. Bu resimde de bu prensibin uygulandığını görüyoruz. Topi önce dışardan A kapısını kemirdi, daha sonra içeriden diğer uca giderek buradan B kapısını oluşturdu. A kapısından girip B kapısından çıkma prensibini böylece oluşturmuş oldu.

Tavşanlar ne kadar müthiş havyanlar değil mi? Topi'ye kimse bunu öğretmemiş olmasına rağmen bunu içgüdüsel olarak "biliyor" ve uyguluyor olması inanılmaz geliyor bana.

Bu fotoğrafı çekeli 2-3 hafta oldu. Şu an bu kutunin %30u kemirilmiş durumda :)

24 Nisan 2010

Karton tavşan evcikleri

Cottontail Cottages adıyla kartondan yapılmış 3 katlı evcikler satılıyor. Bunlar tavşanların hem oynaması, hem de kemirmesi için yararlı oyuncaklar. Türkiye'de satılmıyor ama aslında fikir süper ve yapması da zor gibi durmuyor? Yapan olursa bana da resmini çekip göndersin.





5 Nisan 2010

Tavşanı yıkamak

Hayır, tavşanlar normal şartlar altında yıkanmaz, zararlıdır. Fakat biz özel durumumuz (poopy butt) yüzünden köpük banyosu yapıyoruz. Topi bu sefer tüyme girişimlerinde bulundu ama hiç söylenmedi ve kızmadı.

Poopy butt (kirli popo) sorunu neydi hatırlayalım: tavşanların popolarında dışkı kalıntıları kalması; yaşadıkları, oturdukları yerde kirli izler bırakmaları, popolarının kirli olması ve koku sorunu. Çok yaygın bir sorun. Nedeni ise evcil tavşanların fazla zengin gıdalar ile beslenmeleri. Hiç hijyenik olmayan kötü bir durum.

Sorunun çözümü hazır tavşan yemlerini günde iki kaşık kadar azaltmak, kesinlikle buğday, arpa vs.. vermemek, meyve ve şekerli şeyleri haftada 1-2 defa vermek, gıda ihtiyacını kuru ot ve taze sebze ile karşılamak. Yani bir nevi diyet diyebiliriz.

Umarım işe yarar. Bakalım, umarım yakın zamanda Topimin poopy butt sorununu çözeriz.

Bıcı bıcımıza geri dönersek: kendimi oyuncak pelüş oyuncağını yıkayan bir çocuk gibi hissediyorum! =-)


Posted by Picasa

2 Nisan 2010

Dev tavşanlar

Dünyanın en büyük tavşanı ile ilgili bir haber: http://www.dailymail.co.uk/news/article-544353/Ear-weighing-whopping-stone-meet-worlds-biggest-bunny.html

Habere göre taşan 22 pound, yani 10 kilo üzerinde. Her tavşan bu kadar büyür mü? Hayır. Çünkü burada görülen tavşanlar özel bir tavşan cinsi. Normal bir tavşanın 3 katı büyüklüğünde.


1 Nisan 2010

tavsan.org tekrar karşınızda!

tavsan.org ocak 2010dan beri adres ile ilgili Yahoo'dan kaynaklanan teknik sorunlar yaşıyorduk. Ne forum ne de e-mail çalışmıyordu. Tavşanseverler ile tüm bağlantım kesilmişti. Tüm bu aksilikleri yaşamama neden olan Yahoo!dan uzak durmanızı tavsiye ediyorum. Şu an itibariyle sorunun büyük kısmı çözülmüş gözüküyor (3 ay sürdü!).

Sorun çözülünce sayfada değişiklikler ve yenilikler yapmaya kendi kendime söz vermiştim. Yaniii yeni bölümler yolda! :)

Yazmak istediğim yeni bölümler arasında tavşan cinsleri ve kafesler var. Hastalıklar bölümünü de zanginleştirmeyi planlıyorum. Başka önerisi olan ve paylaşmak isteyen varsa buraya yorum bırakabilir :)

30 Mart 2010

Tavşanlar ve aynalar

Mükemmel bir konu: Tavşanlar ve aynadaki görüntüleriyle ilişkileri. Acaba tavşanlar aynadan yansıyan görüntüleri görebilirler mi? Evet. Peki gördükleri tavşanının kendi görüntüsü olduğunu farkedebilirler mi? Görüntünün başka bir tavşan olduğunu düşünüp agresifleşebilirler mi? Belki.

Topi ayna ile karşılaştığında önünde Kleopatra olup dalgın dalgın (hayran hayran?) kendisini seyrediyor. Bazı tavşanlar ise aynaya saldırma teşebbüsünde bulunabiliyormuş. Kırılmayan bebek aynaları ile denemekte fayda var. Acaba sizin tavşanınız ne yapacak ayna karşısında?

Bu konu bunspace.com'da bir fotoğraf yarışmasının konusuymuş. Fotoğraflara çok güldüm çünkü bizim Topi Hanfendi gibi 'manzara karşısı' keyfi yapan arkadaşlar varmış.

Mutlaka bakın. http://www.bunspace.com/contestwinners?contestid=6&all=1



"Eee, daha daha nasılsınız?"

21 Mart 2010

Paskalya

Ailemizin kadrolu Paskalya maskotu baharın gelişini kutluyor. Hepinizin Paskalya Bayramı kutlu olsun diyorum ben de bu vesile ile. Bahar gelişi sebebi ile pofuduk Topim acayip tüy döküyor, ama keyfi yerinde, tü tü tü maşallah :-)

Baharın gelişine en az benim kadar sevinmiş gözüküyor!


Posted by Picasa

10 Mart 2010

Temizlik sorunları

Sevgili tavşan severler,

Bugün yine konumuz tavşan poposu temizliği. Oldukça yaygın bir sorun ve bunun için özel terminolojisi var: Poopy butt, messy buttom, butt wash, vs... Topinin bu probleminin asıl nedenini bulmaya çalışıyoruz ancak bulana ve düzeltene kadar temizliği sağlamak zorundayım. Islak mendil ile silerek bunu sağlamaya çalıştım ama geçen hafta sonu gerçekten yıkamaya karar verdim. Bir tasın içinde evcil hayvanlar için özel satılan şampuan ile bir köpüklü ılık su hazırladım (4-5 santim derinliğinde). Sonra Topi hanımefendiyi bu suyun içinde sadece alt taraflarını olmak üzere yıkadım. Daha sonra aynı işlemi şampuansız su ile yaparak duruladım. Güzelce kurulayarak sıcak bir odaya bıraktım kendisini. Okuduğum kaynaklarda saç kurutma makinesini en düşük dereceye getirerek kurutmayı tavsiye ediyor (http://www.bio.miami.edu/hare/buttbath.html) ama ben Topimi bir gün içerisinde bu kadar strese sokmak istemedim.

Şaşırdığım şey Topinin çok uslu durması ve bana kızmamasıydı. Yıkanmak hoşuna gitmiş olabilir mi? Bilmiyorum. Okuduğum kaynaklarsa çok strese girdikleri söyleniyor ama bizimkinin hiç öyle bir hali yoktu. İnsan bebeği poposu yıkama işlemine çok benziyor, tek farkı bunun kuyruğu var :)))

1 Mart 2010

Yaşam alanı alternatifleri

Tavşanlar için ideal yaşam alanı alternatifi olarak benim en beğendiğim çözümler oda içerisinde panellerle ayrılmış minik odacıklar. Amerika'da NIC Panel olarak satılan ve birbirine kombine edilebilen kare metal paneller bu iş için birebir. Fotoğrafta görüldüğü gibi içinde katlar, odacıklar yapma şansınız var. Tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış.

Paneller ile yaratılmış bi tavşan odacıklarının yararları:1- Tavşanın evden ayrılmamış olması, sahibi ile iletişimin kesilmemesi
2- Kafesten daha büyük olması ve tavşana özgürlük sağlaması
3- Temizliğinin kolay olması
4- Evin herhangi bir yerine konulabilmesi
5- İhtiyaca göre büyültülüp küçültülebilmesi, yükseltilebilmesi
6- Tavşanın saklanabileceği odacıklar veya katlar yaratılabilmesi

Bu panellerden Türkiye'de satılıp satılmadığını bilen var mı?

12 Şubat 2010

Topi ve ben

İşim nedeniyle farklı bir yere taşındığım için haftaiçi Topim ile ayrıyız. Haftasonları hasret gidersek de her sabah uyanır uyanmaz onun şirin suratını görmek lüksüm kalmadı. Topi'mi özlüyorum. Bu kadar sevildiğinin ve özlendiğinin farkında mıdır acaba...

9 Şubat 2010

Tavşanlar yıkanır mı?

Hayır.

Normal şartlarda yıkanmazlar. Fakat çok özel durumlarda, gerçekten çok pislenmişse yıkanabilir. Özel durumlar:

1 - Poopy butt sorunu, yani popoda dışkı kalması. Bunun mutlaka çıkartılması gerekir. Genellikle yedikleriyle ilgili bir soruna işaret eder. Kuru ot ile beslenmeyen tavşanlarda oluşabilir.
2 - Anüsünde bulunan koku bezelerinin çok fazla çalışması, ki bu tavşanın kendisini çok iyi temizlememesinde sorun oluşturur. Temizlenmesi gerekir.
3 - Kensini iyi temizlemesi: sebebi yaşlılık, bozuk psikoloji veya fazla kilolar olabilir

Her üç durumda da kokulu ve kirli bir tavşanınız olacaktır. Suyun altına sokmak veya su dolu bir yere sokmak yerine ıslak bez ile silmek tercih edilmelidir. Tavşanlar sudan çok korkup şoka girebilir, üşütebilir, veya kürkündeki hassas denge şampuan vs.. gibi etkenler ile bozulabilir. Ek bilgi: tavşanlar yüzebilirler ama bu onlar için çok streslidir. Her zaman için istisnalar vardır, yüzmeyi çok seven tavşanlar da vardır.

Topi ameliyattan sonra 'kokulu' bir tavşan oldu. Kendisini yeterince temizlemiyor. Veterineri fazla kilo ile alakalı olabileceğini söyledi fakat kilosunda ameliyat öncesine göre bir değişiklik yok. Sorunun kaynağını halen araştırıyorum.

Koku durumuna müdahalem ise Topi'yi temizlemek oldu. Bunun için yağtığım evcil hayvan şampuanlı çok ıslak bir bez ile arka ayakları, kuyruğu ve popsunu silmek, başka bir bez ile durulamak, son olarak bir havlu ile kurulamak oldu. Çok tepki göstereceğinden korkmuştum, işlemin sonlarına doğru biraz homurdanarak şikayet etti. İşlem bittikten sonra ise kaloriferin yanında yatarak kendisini kuruttu ve yalanarak temizlendi. Yapmak istediğim kendi kendisini temizlemesini sağlamaktı. Bunu başardım. İşlemi gerçekleştirirken mutlaka latex eldiven giymenizi, tavşan için havlu ve bol ıslak mendil bulundurmanızı öneririm.

Konu ile ilgili bazı kaynaklar:

http://www.ontariorabbits.org/diet/careinfo3.html
http://www.fuzzy-rabbit.com/hfaq.htm
http://www.hopperhome.com/hair_raising.htm
http://www.veterinarypartner.com/Content.plx?P=A&A=3012&S=1&SourceID=43

1 Şubat 2010

Hmmmy

Ayşe Arman tavşanını anlatmış. Ben de 'gururlu bir anne' olarak onu anlıyorum, satırlar kesinlikle abartı değil. Annem yazıyı benim için saklamış, beraber okurken çok güldük ve duygulandık. Tavşansever olduğu için kendisine sevgilerimizi yolluyoruz.

Buyrun okuyun bu şirin yazıyı:

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=13574618

25.01.2010


Uyarıyorum...

Leo Buscaglia kıvamında, içinize kıyacak bir yazı okuyacaksınız.


Bugün böyle.

Lütfen hazırlıklı olun.

*

Az önce Marie Do’daydım.

Takı yapan bir arkadaşım, evinden yürüttüğü böyle küçük bir işi var.

Dubai’de çocuklarını büyütürken sıkılmamak için yaptığı bir şey, üç beş kuruş da kazanıyor, öyle büyük hırsları filan yok. Arada “Marka filan olmak istemez misin?” diyorum, “Amaaaan boş ver, kim uğraşacak!” diyor.

Ben de bilezik/ bileklik manyağı olduğum için, ikide bir soluğu onda alıyorum.

Gümüş, altın madalyonları deriye, renk renk iplere filan takıyor. Çok zevkli bir kadın. Ben esas olarak kaligrafisini seviyorum, madalyonların üzerine elle yazıyor. Ne yazık ki artık tüm dünyada makineyle yazıldığı için Marie Do’nunkiler sanat eseri gibi oluyor. Aleti var, “Hadi ne istiyorsun? Bu bilezik, bu kolye kime? Ne yazayım?” diyor, ne istiyorsam yazıyor.

*

Bugün ondan istediğim şeye şaşırdı, “Nedir bu?” dedi, “Kolye için dar, bilezik için bol...”

“Tasma gibi bir şey” dedim, “İstediği zaman takar...”

“Anlamadım, kim takacak?” dedi.

Birden uyandı.

“Haaa sizin tavşana bu...”

“Evet...”

“Adı neydi? Hmmmy’di değil mi?”

“Evet ama Hmmmy Boy yazalım” dedim.

“Oooooo, siz işleri ilerletmişsiniz, aileden biri olmuş” dedi.

“Evet” dedim, “Bizim ailenin son ferdi...”

*

“Sizinki kedi gibi” dedi Marie Do, “Hiç vahşi değil. Isırmıyor, tüyleri de çok parlak...”

“Evet” dedim evladını anlatan annelerin gururuyla, “Allah’a şükür sağlığı da, keyfi de yerinde. Geçen gün veterinere götürdüm. Baştan aşağı baktı, en az 11 yıl yaşar, turp gibi maşallah” dedi.

Devam ettim, “Ama biliyorsun bütün ev onun, bahçede özgürce dolaşıyor. Karışanı edeni yok. Gündüz bahçedeki çimleri yiyor, bazen hortumla yıkıyorum onu, sonra güneşte yatıyor, kuruyor...”

Sustur susturabilirsen beni, “Tabii tavşan bu, her şeyi yiyor, geçen gün de, bahçe kapısının altını yiyip evden kaçmış, ben İstanbul’dayken, çünkü meraklı, her şeyi merak ediyor, öğrenmek istiyor, kapının arkasındaki dünya nasıl, orada neler var. Allah’tan uzağa gidememiş. 4 ev sonramızdaki bahçeli evin sahipleri, birden böyle parlak şahane bir şey görünce hemen sen gel bakalım demişler, çocukları pek sevmiş, gitmişler bir de tavşan otu, maması filan almışlar, bizimki evin prensi olmuş. Ama sonra fark etmişler ki, bu uzun kulaklı tavşan, insana hiç yabancılık çekmiyor, kaçmıyor, oynuyor, gel diyorsun geliyor, git diyorsun gidiyor, ‘Bu herhalde bir evden kaçmış olmalı’ diye düşünüp, fotoğrafını çekip, ‘Bu arkadaşı tanıyor musunuz?’ diye kapı kapı dolaşmışlar. Bizim evin kapısını çalınca, Maricel çığlık atmış, ‘Hmmmy Boy’un fotoğrafı sizde ne arıyor?’ diye. “Sizin tavşan evde mi?’ diye sorunca, bahçeye bakıyor, evin her tarafını arıyor, yok diyor...

Bir koşu gidip, Hmmmy Boy’u kulakları düşük süklüm büklüm eve getiriyor.

Bizimki farkında yani suçunun...

*

Bütün bunları masal gibi dinledi Marie Do.

“Hiç mi zorluğu yok mu bu işin? Her şeyi mükemmelmiş gibi anlatıyorsun...” dedi.

“Olmaz mı? Var tabii” dedim, “Hiçbir şey kolay değil ki hayatta... Ama seversen, gocunmadan o bedellerini ödüyorsun. Küçük küçük kakalar yapıyor, arkasından topluyorum, üstelik titiz bir adamla beraberim, o görmesin diye canım çıkıyor, ev kokmasın diye her şeyi yapıyorum, sadece ben değil, hepimiz. Çalışma odamdaki o yuvarlak, modern kırmızı kanepe artık onun, üzerine sürekli naylonlar ve havlularla kaplı. Bahçedeki bütün çiçekleri yiyor, saksıların üzerine çıkıyor, toprağı oraya buraya atıyor, yaramaz ve oyuncu. Sonra üst kat takıntısı var, orada neler olduğu öğrenmek için canını veriyor, o yüzden sevgilimden gizli bazen çıkartıyorum bir dolaşsın da rahatlasın diye. Yemediği telefon, bilgisayar kablosu kalmadı, bazen internette çalışırken, hatta telefonda konuşurken küt diye kesiliveriyor, artık merak bile etmiyoruz ne oluyor diye, biliyoruz ki Hmmmy Boy yiyor. Salondaki masanın kenarlarını yedi, değiştirdim, bir de evi güzel olsun diye uğraşan biriyim, takarım, ama yine de... Hmmmy Boy bu, bizim ailenin yeni ferdi, ona bayılıyorum, bu anlattıklarımın hiç önemi yok. Yazı yazarken ayağımın altında yatıyor, gıkını çıkarmadan, nereye gitsem evde zıp zıp zıplayarak peşimden geliyor, kucağıma alıp öpeyim diye yapmadığı numara yok...”

*

Yüzünden bir bulut geçti Marie Do’nun...

“Gel sana bir şey göstereceğim” dedi.

Mutfağa götürdü.

O da ne!

Bir sehpanın üzerine bir kafes koymuşlar.

Kuş kafesinden hallice.

Ve içinde Hmmmy gibi bir tavşan.

O kadar üzüldüm ki...

İçim parçalandı.

Ben 40 saattir ona, sevgiyle büyütülen bir varlıktan söz ediyorum, havyan demeye bile dilim varmıyor...

Ve Charlie’ye bak...

Size yemin ederim kötü bakıyordu.

Aksi, ters, nemrut...

Ama onun suçu değil...

Mutsuzluktan, sevgisizlikten öyle bakıyor.

“Bu ne ya?” dedim.

“E bizimki kafeste” dedi biraz mahcup.

“Pardon ama dönemiyor bile bu kafeste” dedim.

“Evet biraz küçük...” dedi, “Her şeyi yediği için kafeste. Bir de zaten insan sevmiyor, çok agresif, kendini de sevdirmiyor, okşamak istesen ısırır...”

“İnsaf Marie Do” dedim, “Seni de böyle bir kafese koysam, sen de herkesi ısıran bir şey olursun. Bir Hımmy Boy’u düşün, bir Charlie’yi... Ne yapsa haklı” dedim.

Ve ekledim: “Sizi bunu sevmiyorsunuz, mesele bu, bırak gitsin, ya da veteriner ona başka bir aile bulsun...”

*

Yazının Leo Buscaglia kısmını gelirsek...

Şu hayatta her şey sevgi, yemin ederim öyle, evrenin sırrı-mırrı denilen şey de bu, sevilen her varlık güzelleşiyor, akıllı hale geliyor, parlıyor, parıldıyor, ışıldıyor, gözleri bir başka bakıyor; sevilmeyen herkes de insan, hayvan hiç fark etmiyor Charlie’ye dönüyor, rengi soluyor, saçları matlaşıyor, aksi, saldırgan, ısırgan bir şey oluyor.

Her gün hepimizin belli bir miktar okşanması gerekiyor.

Birilerinin bize ve bizim birilerine sarılmamız gerekiyor.

Bizi seven bir başkasının sıcaklığını hissetmemiz gerekiyor.

Yoksa...

İyi olmuyor.

Hatta çok kötü oluyor.

21 Aralık 2009

Zeytin

İşte Zeytin. Arkadaşım Sema'nın kaybolan tatlı tavşanı. Bu fotoğrafları Zeytin kaybolduktan sonra Facebook'a koymuştu. Çok şeker fotolar oldukları için kaç zamandır buraya koymak istiyordum. Zeytincik umarım gittiği yerde rahat ve mutludur.

Horoz civcivin büümüş haliymiş ve Zeytin ile pek anlaşamazlarmış :)


Posted by Picasa

30 Kasım 2009

Dün itibariyle dikişlerinden ve kafasındaki tasmadan tamamen kurtuldu Topicik. Halen idrarında kan var. İki haftalık mücadelemiz sonunda Topinin durumunun iyiye gittiğini düşünmek istiyorum. 2 hafta boyunca sayısız veteriner ziyareti yapıldı, elle beslendi, hergün odası sterilize edildi. Bu zorlu dönemin sonunda onun iyi olduğunu görmek en büyük dileğimiz. Bize şans dileyin ve pozitif enerjinizi ve dualarınızı çok aciler çekmiş olan minik Topiciğe yollayın...

29 Kasım 2009


17 Aralık 2009 Salı akşamı, ameliyat sonrası Topi evde. Halen narkoz ve ağrıkesicilerin etkisinde, çok yorgun, ayağa kalkmakta zorlanıyor. Yastığın üzerinde hareketsiz şekilde katıyor. Başındaki tasma dikişlerini sökmesini engellenmek için. Ameliyat yerlerinin görüldüğü fotoğrafları buraya koymuyorum çünkü ben de bakarken yüreğim parça parça oluyor.
Posted by Picasa

18 Kasım 2009

Ameliyat!

Merak eden sevgili dostlara haberi vermek isterim: Topi dün 2 saat süren ciddi bir ameliyat geçirdi. Rahim ve yumurtalıkları alındı. Şu an karnında koca bir dikiş, kafasında kocaman bir plastik başlık ve kolunda bir iğne ile iyileşmeye çalışıyor!

Operasyon İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde gerçekleşti. Tüm hekimlere ve çalışanlara tekrar tekrar teşekkür ederiz. Operasyon sırasında ben Topiciğin yanında değildim (inanması zor, ama değildim).

Babam ise veterinerlik fakülteyi çok beğenmiş ve Topi'ye gösterdikleri ilgi ve sevgiden çok duygulanmış. (Topi gibi bir melek nasıl sevilmez ki zaten) Topi'nin durumu profesörler ve uzmanlar tarafından incelenmiş, öğrencilere gösterilmiş.

İşten döndüğümde Topi veterinere götürdüğümüz kutusunun içinde yarıbaygın halde yatar vaziyette buldum. Çok yürek burkan bir görüntüydü. Şimdi tavşan-severler üzülmesin ama tavşanını ameliyat ettirmek isteyen arkadaşlar varsa kendilerini bu görüntüye hazırlasınlar. Sonra biraz hareketlenmeye başladı ve kendisini kafesin dışına ittire ittire çıkartmaya çalışmaya başladı. Karnının üzerinde oturabilmeye çalışıyor ama ayakta duramıyor... Müthiş diş gıcırtıları eşkliğinde biraz daha dinleniyor, sonra tekrar herzamanki pozisyonuna gelmeye çalışıyor.

Sonra kafesten çıktı yavaş yavaş. Kocaman bir yastık hazırlamış annem, onun üzerine yatırdık yavaşça. Bu şekilde istirahat etti, ona babamın odasında çok güzel bir yer yaptık. Sonra yastıktan inerek babamın odasında ufak ufak dolanmaya başladı arka ayaklarını sürüyerek. Babamı odası evin en sevdiği ve rahat ettiği yeri. Odadaki halı onun için çok kıymetlidir. Bu yüzden onun iyileşene kadar orada kalmasına karar verdik.

İlk 24 saat geçtikten sonra biraz su içmiş ve dereotu yemiş. İlk defa çişini yapmış. (yuppi!) Kafasındaki başlığa kızmaya başlamış çünkü yalanıp temizlenmesine engel oluyor.

Bugün veterinere gitti. 3 gün boyunca serum, antibiyotik ve ağrıkesici iğnesi yapılıyor. Cuma günü tekrar veteriner fakültesine götürecek babam. Ve umuyoruz en kısa zamanda eski haline dönecek.

Bizden haberler bu kadar. Herkese iyi dilekleri ve duaları için teşekkür ediyoruz...

17 Kasım 2009

Pyometra (Piyale Madra??)

Pyometra konusundaki sorularım ve gelen cevaplar:


----

Hello everyone,

I recently posted a question about our bun 'purring' . Thank you all for your answers and comments. Here is another question, and I'm afraid this one is quite a problem.

Our 5 year old female Dutch has been diagnoses with pyometra: infection of the uterus causin puss and blood in urine. She hasn't been fixed, and I know this was a mistake but please don't fuss about this. We were aware of the high health risks of not doing so, but we couldn't find a vet who has experience on rabbits, back when she was younger. We are taking a really good care of her and she was a happy little girl, until recently where she became sort of distant and depressed. That's when we noticed the blood on the urine and took her to the vet immediately.

Vet prescribed her some antibiotics which stoped the bleeding, however he said that this was only a temporary cure. He said that our bun needs to go through a hysterectomy (removal of the uterus). Although we trust our new vet, I have researched and found another vet from Faculty of Veterinaty Medicine who has a lot of experience with rabbits. I just spoke to him on the phone and told him the whole story. He asked me to get her to the faculty for ultrasound screening and bloodwork before he could say anything. He said Pyometra is an agressive disease but depending on the seriousness, she would either has to have an operation or could get by with medical treatment (I hope so!)

We are very nervous and sad about this whole issue and would appreciate comments and information, especially about the hysterectomy and aftercare.I know the time after the surgery is critical and become quite complicated if she gets an infection. I went through Etherbun archives but I didn't come accross too much information and wanted to ask if anyone/anybun had a similar experience.

Ipek

---

without knowing too many details i would always go for entire removal rather than try to keep this uterus. she may well need aggressive antibiotic care anyway afterwards due to the condition without unnecessarily keeping the infected tissue in her body. i would have her spay done (very commonly done in bunnies now), make sure she has plenty of pain meds afterwards as well as antibiotics. i dont see what bloodwork would add to this information and i think it is a matter of urgency to remove this infected tissue. just my opinion from a distance.

dani

---

I agree with Dani, I'd treat this as a very urgent matter and remove her uterus as soon as possible, then deal with complications from that later. I've become paranoid about adhesions forming because of pyometra though, a rat I had a few years ago had her ureters adhered to her uterus and we ended up not being able to help her. The longer you wait, the longer something else could go wrong.

Heather Guy

---

Dear Ipek... I personally know someone whose bunny died years after she survived cancer froma later in life hysterectomy. This bunny lived to be 14 yrs old and had been cancer free half her life with my friend. Hope this helps...if you like, you can write to me off list.
Teri, Bunkie and Maddox

---

Hi Ipek, I am so sorry to hear your bunny is not well. I found a site with some great information on Pyometra and bunnies.
http://www.medirabbit.com/EN/Uro_gen_diseases/Bacterial_diseases/endometritis.PDF

Aftercare from a spay is very easy; the most important thing is to check those stitches every few hours to make sure bunny is not pulling them out. I'd do this for the whole first week.

---

Hello Teri,

Thank you for sharing this info with me. I was very nervous about the operation but I felt that it was unfair to my little Topi to drag her through all this discomfort and pain. So today we'll be seing the vet and probably get the operation.

It was really helpful for me to know that there are examples of bunnies getting hysterectomies later in life and surviving. I'm a strong believer that good care and love works wonders in healing process, and I hope I'm right and my girl will get better soon.

Ipek & Topi

---

Dear Ipek,
I'm glad you were able to talk to your vet. When Bunkie had her operation same as yours done, I kept phoning the vet's office and asking about my baby. They wouldn't let me see her which is understandable because they look frightening to us because we don't get to see them in that state. Bunkie looked like Kieth Richards from the Rolling Stones because she was so....stoned looking? LOLOL I stayed up VERY late to make sure she went toilet and drank some water. Then--when I wanted to pick her up I gently put a towell under he and used it like a hoist up so her weight was even and her stitches weren't upset.
But most bunnies recover faster than Bunkie did. You will have trouble keeping her still! All the best, Teri Bunkie and Maddox

---

I'm glad you have trust in your vet, that is very important.

My only suggestion is to make sure she is going to recover well from the surgery, is it worth it? Will she have more good days than bad? I hope the answer to both of these will be YES!

You are in our thoughts and prayers, keep us updated on everything.

Liz in Massachusetts
Cinder - the Lion Head
Lily - the Flemish Giant

Topi bugün veterinerde

Pyometra teşhisi üzerine Topi'yi Istanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesine götürmeye karar verdik. Veteriner hekim Hasan Sontaş bugün Topiciği muayene edecek (ultrason ve kan testi) ve gerekli görürse rahim ve yumurtalıkları alacak. Şu an Topi ve babam yolda olmalılar. Ben de endişeli şekilde internette hastalık hakkında yazı okumaya devam ediyorum. Umarım kimsenin ihtiyacı olmaz ancak dünyanın bin türlü hali var gördüğünüz üzere, fırsattan istifade çok beğendiğim bu siteyi herkese öneriyorum:

http://www.medirabbit.com/

4 Kasım 2009

Denizli

29 Ekim tatili için Denizli'deydim ve orada da tabii ki tavşan buldum. Bu cici beyaz tavşan arkadaşımızın çiftliğinin sakinlerinden. Bundan daha evvel de hamile kalmış ama eşi erkek tavşan hiç rahat bırakmadığı ve sürekli çiftleşmek istediği için neredeyse 10 defa düşük yapmış! Bu yüzden bebekler gelene kadar erkek tavşanı başka bir çiftliğe almışlar geçici olarak. Klübesi tam olması gerektiği boyutta, istediği kadar taze sebze, yeşllik, mis gibi temiz hava, saman... Keşke benim de böyle güzel bir çiftliğim olsa ve tavşan yetiştirsem!



Posted by Picasa