16 Mart 2008

Bir tavşan evcilleşebilir mi?

Bu tartışmaya açık bir konu. Bilimadamları tavşanların evcilleşmeden evde yaşayabilen tek hayvan türü olduğunu savuna dursunlar, benim aldığım e-maillerden ve Internette okuduğum yazılara bakılırsa 'canı isteyen' tavşanlar biraz evcilleşebiliyor. Burada evcilleşmekten kastettiğim şeyin şalt tuvalet alışkanlığı olmadığını belirtmek isterim, o özellik zaten doğuştan otomatik geliyor. Demek istediğim insanlara yaklaşma, insanlara alışma/güvenme, evde beraberce varolabilme ve evin kurallarını anlama gibi. Kucaklardan inmeyen, çağırılınca gelen ve evdeki kabloları asla kemirmeyen bir tavşan gibi veya mesela. Ne güzel olurdu değil mi? Bunları yapan tavşanlar varmış elbette, binde bir.

Bunu düşünmeme ve yazmama sebep tabii ki Topiciğim. Şekil 1A da fotoğrafı görülmekte olan durum: Topi kucakta kleopatra olmuş, en önemli nokta, göbeğini açmış! Way canına! Neden mi bu kadar şaşırım? Çünkü kucağa alınmatan hiç hoşlanmaz kendisi, alınsa da anca başını dayar ama asla arka bacaklarındaki gerginliği 'her an zıplayıp kaçabilmeliyim' poziyonunu elden bırakmaz. Bu sefer gördüğünüz gibi kendisi çok rahat ve keyifli, tamamen teslim olmuş. Aman bu ne iltifat ne şeref! Ailecek bu manzara karşısında çok heyecanlandık ve hemen görüntüledik bu keyif anını:


Sonuç: Topi 4 senenin sonunda sanırım evcilleşmeye karar verdi. Yani yaşı ilerledikçe üstüne bir rahvet mi çöktü, yoksa gösterdiğimiz aşırı sevgi en sonunda kabul mü gördü? Güvenini kazanma konusunda bir puan daha mı aldık acaba minik meleğimizden?

15 Mart 2008

Topi'den herkese sevgiler!

Bugün Topiciğimin odasını temizledikten sonra bol bol fotoğrafını çektim. Uzun zamandır yapmak istiyordum, bu yüzden çok mutluyum. Görüldüğü özere zilli, artık poz verior :) Ünlü olduğunun farkında sanırım :)



2 Mart 2008

Bunny Cupcakes

Konu cupcake. Konu mankeni tavşan. "E heralde yanee" diyesi geliyor insanın. Dünyada daha şirin ne olabilir ki?

20 Ocak 2008

Veteriner ziyareti

Topiciğimizi Cumartesi veterinere götürdük. Rutin kontrolleri ve tırnak kesimi yapıldı. Bir tavşanın veteriner ziyareti nasıl olur merak edenlere işte fotoğrafları:

Topicik kutusunun içinde veterinere giderken:

Topi veterinere gitmeye alışmış, eskisi kadar ürkek değil. Ancak yine de tedirdin. O artık "abla" oldu.
Tırnakları kesilirken eskisi gibi telaşlanıp kaçmaya çalışmıyor. Uslu uslu tırnaklarının kesilmesine izin veriyor.

Dişler kontrol edilirken biraz telaş ediyor, babam Topiyi sabit tutaren veteriner dişlerinin uzayıp uzamandığına bakıyor. Dişer normal uzunluğunda olduğu için kesilmesine gerek yokmuş.


Muayene bitti, iç rahatlığı ile eve dönüyoruz. Arkada veterinerimiz Nişantaşı Petmania'nın tabelası da görünebilir.


Minik Topimizin tırnak kesiminden sonra keyfi epey yerine geldi. Geçen hafta sağ ön patisini yukarıda tutuyordu büyük ihtimalle tırnakları acıttığı için. Şimdi tekrardan neşesi yerine geldi. Veterinerimiz Erkut Bey'e buradan tekrar teşekkür ediyoruz.

17 Ocak 2008

Blogu çok ihtmal ettim, ama tavşanseverden e-mailler gelmeye devam ediyor. Bu aralar bebek tavşanlar ve ishal vakalarında bir artış lduğu söylenebilir. Unutmayınız, kuru yonca yaprağı ve saman her derde devadır, %90 tüm sindirim problemlerini çözerler.

Gelelim bu aralar aldığım en şeker e-maile, bunu sizlerle paylaşmadan edemem. Emre, bu şeker e-mail için teşekkürler.

"İyi günler. Ben tavşanım hakkındaki bir sorundan bahsetmek istiyorum. İlk tavşanımı ishalden kaybettim ve şu an bir tavşanım daha var. İshal olmaması için elimden geleni yapıyorum. Ancak tavşanım kafasını petek arasına sokmayı çok sevmeye başladı. Halbuki petek sıcak. Sonra yanına gidip ayaklarını sonuna kadar uzatıp uyuyor. Sonra da 10 dk. hayvan aşırı genleşmiş vaziyette oluyor. Yavaş yavaş kendine geliyor. Bir de bana bir yem verdiler kahverengi buğday tanesi kadar bişi ama onu pek sevmedi. Hayvanım 3 haftalık. Sizce başka alabileceğim yem var mı?"

Sıcaktan "genleşen" bu minik tavşanı düşündükçe gülümsemeden edemiyor insan. Önerim, kendisine e-mailde de yadığım üzere, kalriferin önünü kapatıp oraya girmesine engel olmak bu minik yaramazın. Napalım "bazıları sıcak sever"! :)

16 Ocak 2008

Hapşuruk

Minik Topi zilli hazretleri haftasonu iki defa hapşurdu. Hapşurduktan sonra 5er dakika yüzünü sildi

Bu cumartesi veterinere gideceğiz. Hem tırnakları kesilecek hem de genel muayenesi yapılacak

30 Aralık 2007

The eternal essence of rabbit

Sadece tavşan karakterilerinden oluşan bu çalışmaya koşunuz bakınız. Tavşan karakterinin çizgifilm ve karikatür dünyasınca suyunun çıkarıldığını biliyorumdum ama BU KADAR çok tavşan karakterini bir arada görünce zevkten eridim :)

"No other living creature features as heavily in contemporary character design and art as the humble hare. But what exactly makes bunnies so irresistible to artists, designers and illustrators worldwide? Depending on the viewers’ cultural context rabbits can symbolise anything from insanity, alertness, defencelessness, all the way to promiscuity, magic powers and utter innocence. By condensing the endless variationsa of the rabbit motif into one ultimate system - a perfect bunny mandala - the true nature of the beast emerges: the eternal essence of rabbit."

6 Kasım 2007

Fifi wears Chanel

Tavşanlar da modayı takip eder!

http://www.etsy.com/view_listing.php?listing_id=7300089

31 Ekim 2007

Niyetçi Topi kabilesi


Fazla söze gerek yok. Pazar günü Sultanahmet'te Topimizin çok benzerini niyet çekerken bulduk. Topimizi almasak o da niyetçi olacaktı --aile mesleği. Makbule(ymiş adı) çok zayıf, çok kirli, çok aç fakat çok insan canlısı bir tavşancıktı. Niyetçi adamın daha 7 tane daha tavşanı varmış. Bizde de bi tane olduğunu söyleyince "bi tane daha ister misiniz" diye sordu. Topinin cep telefonumdaki resmini gösterdik. Hakkaten aynısıymış diye hayret etti ve çok güldü. Ona ödül olarak havuç yedirdi ve bize havuçu almak için yaptığı numaraları gösterdi. Makbulecik fena halde açtı anlaşılan.

11 Ekim 2007

Oda servisi

Efendim, uzun bir aradan sonra Topi ve icraatleri ile yeniden karşınızdayız: Vukuatın sahibesi balrol oyunmuz tavşan Topi Hanım efendinin bizler evde yokken ne yaptığını merak edenler için hemen aşağıdaki resmi sunuyorum:


Yukarıdaki resimde gözülmekte olan emektar süpürge daha evvel de ucundan tadına bakılmak suretiyle kemirilmiş ancak hiç bu kadar kayıba uğramamıştı. Buradan çıkartılacak sonuç: İşbu yukarıda adı geçmekte olan bazı kemirgenler evde kimsenin olmamasını fırsat bilmiş, mağdur süpürgeyi alaşşağı etmiş ve layığınla kemirmiş, parça pinçik etmiş; anlaşılan o ki, müthiş eğlenmiştir.

Bu manzara ile karşılaşmam akabinde odayı temizlemek üzere Topi Hanımefendi'yi babamın odasına aldım. Odayı süpürgenin geri kalan kısmı ile süpürürken "kemirgen" kelimesi hakkında düşünecek fırsatı buldum. Malumunuz, tavşanlar hayvan dünyası içerisinde kemirgen ailesine değil "tavşangiller" ailesine aittirdiler. Kemirgenler, yani fare, köstebek gibi hayvanlarla uzaktan akrabadırlar. Pekiiiii bu bilgileri okuduk, öğrendik, iyi hoş da... Tavşan kadar kemirme meraklısı bir canlı 'kemirgen' değilse, kemirgeni nasıl tanımlıyoruz acaba? Burada isimlendirmede büyük bir hata yapılmış olduğunu düşünmekte haksız mıyım acaba? Kemirgenlere faregiller denip tavşangillere hakkıyla kemirgenler denmesi gerekirdi belki de, zira kendileri bu sıfatı hakkedebilecek performansı çok kolayga göstermekteler. Biliyorum, görüyorum, bkz: yukarıdaki resim.

Oda temizliği bittikten sonra kapıyı açınca şu manzara ile karşılaştım:



Ortalığı boş bulan kızım sandalyede akşamuştü şekerlemesi yapmakta. Bu manzara karşısında "62den tavşan yapma" konsertinin Topi hanımefendi (ve gıdısı) için "82den tavşan yapmak" olarak revize edilmesi gerektiğini düşündüm. :)))))

Kendisi bu şirinliği sebebi ile tarafımdan hunharca sıkıştırılmış, sevilmiş ve öpülmüştür.

16 Eylül 2007

Bad Hare Day


Hakkaten jöle, köpük, fön hiç birşey yaramaz buna. hihoho :)
(flickr'dan alınmıştır)

6 Eylül 2007

Badem


Ben badem çok severim. Topi de badem çok seviyor. Yarısını düşürüp sonra "yaaa bademim nerde yaaa" diye arandığı için elimden yediriyorum kızıma. Minik burnunu ve bıyıklarını avucumun içinde hissetmek, çıkarttığı katır kutur seslerini dinlemek çok zevkli. Kendim badem yerken Topi'ye de ikram etmezsem boğazımdan geçmiyor.

Bu arada.. Topi ilk bize geldiğinde kulakları badem kadardı yahu :) Bunu daha önce söylemiş miydim? İkinci baskı olmasın. Ama öyleydi n'apiyim :) Kendi de portakal kadardı. Hala inanamıyorum o minnacık "şey"in bu kadar büyümesine ve hayatımıza girmesine. Bu sabah kahvaltida annemle yine komik bir Topi anektodu üzerinden geçerken bir an "Topi olmasa biz ne yapardık?" diye düşündük. Hatta Topi olmadan biz ne yapıyormuşuz. Topiyi çok seviyoruz. Bu kadar.

4 Eylül 2007

e-mail (Irmak & Topik)

2 gün evvel gelen çok şeker bir e-mail. Hemen yayınlamak isterim. Topiler çoğalıyor :)

" İyi günler. Benim adım Irmak ve 13 yaşındayım.

Bende evde 4 aylık bembeyaz bir tavşan besliyorum. Öncelikle böyle bir site açtığınız için size çok teşekkür ederim.tavsan.org sayesinde tavşanlar hakkında çok bilgilendik. Ve ben de tavşanımın adını (Eğer kızmassanız) Topi koydum. Ve o bizim bir tanemiz evimizin neşe kaynağı. Zaten biz ailecek hayvanları çok severiz. Sert biri olmasına rağmen sevgi dolu olan babam bile artık her işten geldiği zaman Topi'ciği kucağına alıp seviyor . Hatta ona takma bir isim bila taktı. Tavsan ''TOPİK'' :)))Ve size bitanemiz Topi 'nin resimlerini yollamak istiyorum.Bakarsanız sevinirim. Ve son bir şey sormak istiyorum. Ben Topi yi kucağıma alıp sırt üstü yatırınca neden se hep uyuyor neden acaba???

Tekrar iyi günler dilerim

ve tavsan Topi'ye selamlar=)))"



16 Ağustos 2007

Funny bunny


İşte sosyopat tavşan karakteri Funny Bunny. Offensive ve "ow"olmaya özen gösteren 'sevgi dolu' mesajları var kendisinin.

12 Ağustos 2007

Rabbit - Run Wrake

Bu senenin en başarılı animasyonlarından biri. İki çocuk bir tavşan avlayıp karnını keserler ve tavşanın karnının içinden bir idol çıkar, olaylar gelişir... Festivallerden en iyi kısa film, animasyon ödüllerini toplayan bu animasyonu şiddetle tavsiye ederim. Yaratıcının website'ı da burada.

10 Ağustos 2007

Kemirgen bölüğü

Gün içinde iş yerindeyken birden Topimi özleyiveriyorum. Evde beni bekleyen minicik tavşanım aklıma düşüyor. Minik, şirin yüzünü hayal edip gülümsüyorum. O an yanında olup sarılmak, kucağıma alıp yanak yanağa durmak, kalbinin atışını ve nefesini hissetmek istiyorum fena halde. Yanımda olmadığı için kederlensem bile onun o minik hayali beni mutlu ediyor. Kendisi kadar yumuşak, temiz, fluffy, hafif bir pozitif eneji bulutu yüreğimin üstünden geçiveriyor sanki, sıkıntıları hafifletiyor... Ve gülümseyerek işime geri dönüyorum...